Ürün Yaşam Döngüsü?

29 Mayıs 2020 0 ile admin

Dünyada birçok sektör var. Bu sektörlerden bazılarının ayakta kalmasının tek bir nedeni var o da sürekli ihtiyaç duyuluyor olmasıdır. Neden mi sürekli ihtiyaç duyuyoruz sizce?

Örnek vermek gerekirse, yüz yıldan fazladır yanan bir ampul düşünün. Yani neredeyse bir asırdan fazla dayanabilen bir ampul, işte böyle bir ampul üretildi ve hala yanmaya devam etmektedir, sizce neden şu an üretilip satılan ampuller sadece birkaç ay dayanabilmekte, bunu hiç düşündünüz mü?

Sözde, üreticiler bu duruma “ürün yaşam döngüsü” diyorlar. Yani üretilen şeyi belli bir süreye kadar dayanacak şekilde üretiyorlar. Bunun amacı da bundan sürekli bir üretim sağlayıp ve sürekli kazanç elde etmek istemelerinden gelir.

Bazen kullandığımız bir eşyanın eskiden üretilen bir eşyaya nazaran biraz daha erken bozulması veya yıpranması tamamen üreticilerin elinde olan bir durumdur. Hani deriz ya “ bunlar bozulmazsa bunu üreten adam nasıl kazansın”  gerçektende durum aynen böyledir. Yani bizim aldığımız her ürün eskiden daha kaliteli ve daha uzun ömürlüydü. Piyasadaki üreticiler, üretip sattıkları malı her kesimden insan alıp kullanıyordu ve dayanıklı olması ve de kolay kolay bozulmamasından ötürü uzun yıllar kullanılabiliyordu. Ancak böyle olması tüketicinin lehine olurken, üreticinin aleyhine bir durum ortaya çıkmış oluyor. Yani üretici artık eskisi gibi satış yapamıyor ve bundan eskisi gibi gelir elde edemiyor.

Eskiden üretilen ampuller(buna daha birçok ürün ekleyebilirsiniz) çok uzun ama çok uzun ömürlü olmaları sebebiyle üreticiler bir araya gelerek kendi aralarında ürettikleri ürün için bir anlaşmaya varıyorlar. Bu anlaşmada ürettikleri ürüne belli bir ömür biçmeye karar vermişlerdir. Bu sayede uzun yıllar dayanacak şekilde üretip, kullandığımız ürünlerin hammaddesinde kalitesi düşük veya kullanılan hammaddeyi azaltma yoluna giderek ortaya çıkan ürünün biraz daha dayanıksız ve daha az ömürlü olması sağlanarak üretim ve satış sürekli hale getirilmiş ve bu sayede hem üründe hem de kazançta devamlılık sağlanmıştır.

Not: Ürün Yaşam Döngüsü’nde nüfusun çoğalması belirli etkenlerden biri olmuştur.  

Ampul üreticileri bir araya gelip ürettikleri ampulün belli bir saate kadar dayanabilecek şekilde üretecekleri bir anlaşma imzalamışlardır. Belirledikleri dayanıklılık süresini aşan ampullerin ya üretilmesine izin vermemişler ya da üreticiye imzaladığı anlaşmaya göre bazı yaptırımlar uygulamışlardır.

Kullandığımız birçok üründe bu durum geçerlidir. Ve bunun böyle olması bazı kişilerin daha zengin olmasını sağladığını düşünüyor olabilirsiniz ki öyledir de.  Bir diğer önemli bir konu ise bu kadar dayanıksız ürünün üretip satılması ve kullandıktan sonra ömrünün tükenmesi ve ardından geri dönüşüme kazandırılmaması dünyamızı bir çöplüğe döndüreceği gerçeğini unutmamalıyız.

Bilinen ve kazancı azımsanmayacak kadar fazla olan bir sektörde ilaç sektörüdür. Bu sektörün başında olan kişilerinde böyle olduğunu düşünmemek elde değil. Yani bir hastalık var ve bu hastalığı kökünden kazıyacak bir ilaç üretmek yerine bu hastalığı sadece törpüleyecek bir ilaç üretiyor olabilirler. Ki belki de düşündüğümüz gibidir. Hastalıklara çare bulmaları ve kalıcı tedavi sağlamaları gerekirken ürettikleri ilaçlar bizleri tam olarak hastalıktan kurtaracak şekilde değil de geçici ve o ilaca sürekli ihtiyaç duyulacak şekilde üretiyor olmaları olabilir. İlaç şirketleri hakkındaki bir diğer iddia ise belki çoğumuzun duyduğu ve merak ettiği “ ilaç şirketleri, yeni hastalıklar üretip ve ilacını da bulduktan sonra hastalığı insanlara bulaştırdığı” iddiasıdır. Tabi bunu tam olarak destekleyecek bir araştırma var mı, bunu bilmiyoruz. Umarız doğru değildir.

Bu yazdıklarımızdan, okuyucuların ne düşündüğü gayet önemlidir. Ancak böyle bir gerçeğin var olduğunu da bilmek, bizlerin kullandığımız ürünleri daha dikkatli kullanmaya itmesi, ya da alıp kullanacağımız ürünleri sıfır almak yerine ya ikinci el almak ya da kendi imkanlarımızla bir şeyler ortaya çıkarmak bizim için ve doğa için azımsanmayacak kadar önemlidir.  Kendinize,  cebinize ve doğaya sahip çıkmanız dileğiyle…