Halikarnas Balıkçısı edebi kişiliği

HALİKARNAS BALIKÇISI (CEVAT ŞAKİR KABAAĞAÇLI  1890-1973)

HİKAYE VE ROMANCILIĞI

Hikâye ve romancılığımızda “deniz çığırını” açmıştır. Deniz insanlarının hayatlarını  yazmasıyla ünlenen sanatçı aynı zamanda usta bir balıkçı, botanik uzmanı, sünger avcısı ve iyi bir tarihçidir de.

Eserlerinde denizin içi ve dışına ait her şeyi, ömrünü verdiği Bodrum’u, Ege Denizi’nin efsanelerini, Akdeniz savaşlarını konu olarak seçen Cevat Şakir, anlattıklarını bir gözlemci gibi değil, olayları bizzat yaşayan bir insan duyarlılığı ile kaleme almıştır.

Balıkçı, gemici, süngerci, dalgıç, kaptan ve tayfa gibi ekmeğini denizden çıkaran kişiler, yazarın hikâye ve romanlarının şahıs kadrosunu oluştururlar. Onun kahramanları kendisine göre “ötelerin çocukları ”dır ve sonu ölüm bile olsa denize tutkun olan insanlardır.
Dili son derece sade olan yazar, üslup ve tekniğe coşkun şiir diline güvenerek pek önem vermemiştir. Şiirsel bir anlatımı olan sanatçı, eserlerinde plana pek önem vermemiş, yeri geldiğinde Ahmet Mithat’ta olduğu gibi konu ile ilgili bilgiler vererek olayın akışını kesmiş, uzun cümlelere çokça yer vermiştir. Üslubundaki en güçlü özellik, deniz terimlerini son derece iyi bilmesinden yararlanarak ortaya koyduğu canlı anlatımıdır.

Eski Yunan kültürünün Ege kıyılarımızdan doğduğunu düşünerek, oradaki kültürü kendi kültürümüz olarak almamızı isteyen yazar bu düşünceleri ile “Mavi Hümanizma” hareketini başlatmıştır

Yazı ve düşünceleriyle Azra Erhat gibi döneminin önemli aydınlarını etkilemiş bir kişi olarak, çeşitli dillerden yüz kadar da kitap çevirmiş olan ve kendi eserlerinin sonraki baskıları yapılagelen Halikarnas Balıkçısı’na Kültür Bakanlığınca 1971 Devlet Kültür Armağanı verilmiştir.

AGANTA BURİNA BURİNATA (roman)
Kardeşi Davut’u denize açıldıkları fırtınalı bir günde kaybeden Süleyman Kaptan, denize karşı derin bir nefret duymakta ve onu kardeşinin ölümünün sebebi olarak görmektedir. Bu yüzden oğlu Mahmut’un denizci olmasını kesinlikle istememektedir. Süleyman Kaptan oğlunu Kirpi Halil’in dükkanına çırak olarak verir. Mahmut burada herkesle dost olur. Kirpi Halil ona denizcilik terimleri öğretir ve durmadan denizden bahseder. Okulu hiç sevmeyen Mahmut, sınıf arkadaşı Fatma’nın babasıyla balığa çıkar. Denizin tadına alışan Mahmut, okulu bırakır ve babasının uzun bir sefere çıkmasından yararlanarak amcasının teknesine yazılır. Burada çok zor günler yaşar. Bir gün annesinden babasının öldüğüne dair bir mektup alır.
Evi geçindirmek zorunda olan Mahmut bir süre farklı gemilerde çalışır. Annesi de ölünce denizin acımasız yüzünden sıkılıp köyüne döner. Çocukluk arkadaşı Fatma’yı bulur. Fatma’nın yüzüne kurşun gelmiş ve suratının bir tarafı tanınmaz haldedir. Mahmut yine de Fatma’yla evlenmek ister. Fatma, onun hayatını mahvetmemek için köyden ayrılır. Mahmut, denizi unutmak şartıyla Zeynel Ağa’nın kızı Ayşe’yle evlenir. Çift, çocukları olmasa da sebze meyve yetiştirerek bir süre mutlu yaşar. Ancak çiftçi olamayacağını anlayan Mahmut, ailesini ve zenginliklerini geride bırakıp bir daha dönmemek üzere denize açılır.

ROMAN’IN ÖZELLİĞİ:
Anı biçiminde yazılan eser, Halikarnas Balıkçısı’nın tüm romanları gibi deniz merkezlidir. Deniz tutkusu ve denizcilerin yaşadığı zorluklar, akıcı bir dille anlatılmıştır. Deniz, eserdeki kahramanlardan biri gibidir.

HALİKARNAS’IN ESERLERİ:
ROMAN:
Aganta Burina Burinata (1946)
Ötelerin Çocuğu (1956)
Uluç Reis (1962)
Turgut Reis (1966)
Deniz Gurbetçileri (1969)

DENEME-İNCELEME-MİTOLOJİ:

Anadolu Efsaneleri (1954)
Anadolu Tanrıları (1955)
Anadolu’nun Sesi (1971)
Hey Koca Yurt (1972)
Düşün Yazıları (1981, ölümünden sonra)

ÖYKÜ:

Ege Kıyılarından (1939)
Merhaba Akdeniz (1947)
Ege’nin Dibi (1952)
Yaşasın Deniz (1954)
Gülen Ada (1957)
Ege’den (1972)
Gençlik Denizlerinde (1973)

ANI:

Mavi Sürgün (1961)

ÇOCUK KİTAPLARI:

Denizin Çağrısı
Yol Ver Deniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir